Öğrenciye Duyulan Yasak Aşk Hikayesi

27 yaşında bir kadın öğretmenim. Uzun bir süre önce bir öğrencimin bana karşı bir şeyler hissettiğini fark ettim. Yada kendi kafamdan böyle bir senaryo yarattım. Ben bazen yaparım bunu ... çünkü aşka aşığım... Ben de ona karşı bir şeyler hissetmeye başladım. Bu duygu

Yaşanmış gerçek bir hikaye

Sevgili arkadaşlar sizlere başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. İlk önce belirtmeliyim ki bu siteyi seçmemin sebebi uzun zamandır birçok siteye baktım anlatılanların çoğunun abartı olduğunu gördüm. Bu sitede okuduklarım ise daha çok gerçeği

Son eklenen Hikayeler

Mahkeme soruları

Aşağıdakiler mahkemelerde avukatlar tarafından sorulmuş sorulardan derlenmiştir. Avukatlarımız (özellikle de bizim tanıdıklarımız!!) hiç alınmasın lütfen çünkü bu sorular amerikan mahkemelerinde sorulmuş ve yanıtlanmış sadece Türkçeye çevrilmiş… 1. “Uykusunda ölen bir insan ertesi günün sabahına kadar bunun farkına varamaz değil mi doktor?” 2. “En genç olan oğlunuz hani su 20 yaşında olan kaç yaşındaydı?” 3. “Resminiz çekilirken

Telefon faturası

Adamin biri evine gelir ve posta kutusunda telefon faturasini görür. Bir bakar ki 3 milyar küsür lira fatura. Beyninden vurulmusa döner. Hemen ayrintili fatura ister. Fatura gelir. Aranan bütün numaralar adamin arkadaslarina ve dostlarina aittir. Adam : -”Bu nasil olur? Ödeyecegiz mecburen” der. O sirada gözü papaganina takilir. Bir an tereddüt eder. -”Yok canim hayvancagizin günahini aliyorum” der içinden ama süphe de devam etmektedir. -”Ya

Fatih sultan mehmet ile yahudi arasındaki olay

Hazret-i Padisah Fatih Sultan Mehmethan zamanında yapılacak bir camii insaati icin bir yerde uygun gorulen araziyi fatih istimlak eder. Ve fermanıda mühürleyerek istimlak kararını tasdikler. Fakat bu arazinin sahibi bir yahudidir. Bu olay uzerine istimlak kararını kendine yediremeyen yahudi kadıya giderek koca padisahı sikayet eder. Kadı padisahı huzuruna cıkarır. Her iki tarafıda dinledikten sonra kadı kararını açıklar: Padişahın mühür vurduğu sağ eli

İlk Müslüman

Evvelâ islâa gelen, Ebû Bekrdir(r.a). Hazret-i Resûl-i ekrem 's.a.s.' ile ilk önce kıbleye durup, nemâz kılan Ebû Bekrdir. Ebû Bekrin(r.a) islâma geliş sebebi şöyle idi: Hazret-i Ebû Bekr önceleri tüccâr idi. Sefer ve ticâret yapardı. Ekserî Şâma giderdi. Seferde iken, bir gece rü'yâ gördü ki, gökden ay inip, kucağına girdi. Ebû Bekr, iki eliyle onu kucakladı ve sînesine basdı. Uyandı. Yemlîhâ adında meşhûr bir râhib var idi. Ona varıp, rü'yâsını

İlimsiz amel edenin sonu

Bersisa isminde bir zat, inzivaya çekilmiş, gece-gündüz vakti Allah'a (c.c.) ibadetle geçer ve hiçbir kötülükte bulunmazdı. Bu zatı şeytan aleyhilla'ne kandırmak için türlü hilelere başvurdu. Fakat bir türlü kandıramadı. En sonunda şeytan işin kolayını bulmuşt'u. Çünkü Şeyh Bersisa, âmil, mütteld, züht ü takva sahibi bir zattı ama, alim değildi. Yani ilm-i zahiri yoktu. Ondan dolayı onu kandırmak kolay olacaktı. Plânını şöyle tatbik etti: Şeytan,

İmam-ı Azam’ın İkna Kabiliyeti

Bir adam hem çok iyi bir müslüman olduğunu iddia ediyor, hem de Resülüllahın halifeleri olan Hulefa-i Raşidine karşı bile son derece kin ve nefret besliyordu.Ondaki bu nefret öylesine aklını başından almıştı ki, o büyük zatlar hakkında iftira dahi edebilecek reddeye gelmişti. Öyle ki Hz. Osman (Radıyallahü anh)'ın haşa "yahudi" olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmişti.Küfe'de yaşayan bu sapık itikatlı adam, bulunduğu muhitin eşrafındandı. Onu bu

İki Avuç Hurma

Ashâb-ı kiramdan, Beşir bin Sa'd'ın kızı ve Nûman bin Beşir'in kız kardeşi (r. anhüm) anlatıyor: -Annem Amre bint-i Revâha (r.a.), beni çağırdı. Eteğime iki avuç hurma koyduktan sonra, -Kızcağızım! Git de, baban ile dayın Abdullah bin Revâha'nın gıdâlarını kendilerine ver, dedi. Giderken, Resûlüllah (s.a.v.)'a rastladım. Babamla dayımın nerede olduklarını sordum. O bana, -Kızcağızım, beri gel, yanındaki nedir? diye sordu. -Yâ Resûlellah, dedim, bu

Komşunun şikayeti

Biri, Resul-i Ekrem (s.a.v)'ın huzuruna geldi ve: - Bana eziyet ederek huzurumu bozuyor' diye komşusunu şikayet etti. Resul-i Ekrem (s.a.v): - Tahammül et ve komşunun gürültü patırtısına aldırma, belki gidişatını değiştirir, buyurdu. Bir müddet sonra ikinci defa gelerek şikayet etti. Resul-i Ekrem (s.a.v) bu kez de tahammül et buyurdu. Üçüncü defa geldi. ve - Ya Resulallah, benim bu komşum gidişatını düzeltmiyor, beni ve ailemi rahatsız etmek için gerekenlerin

İbadet Artarsa Rızık da Artar

Bir derviş. Evden ayrılışında hanımına işe gidiyorum diyerek ayrılır, ancak doğru tekkeye gider ibadet ederdi. Akşam eve döndüğünde Hanımı: - Yiyecek bir şeyimiz yok biliyorsun, elin boş mu döndün, dediğinde de - Çalıştığım zat öyle cömertki... Ondan para istemekden utanıyorum. Ay sonunda ücretimin tamamını toptan verecek, derdi. Ay sonu geldiğinde, yine evden ayrılmış, tekkeye gitmiş, ibadete koyulmuştu. Akşam eve döneceğinde bir düşünce kendisini

Yüreğimdeki aşk şarkısı

Uzaktan akrabamızdı. Abi diye hitap ederdim ona kendimi örnek aldığım; tıpkı dağların doruklarında zamansız kalabilmiş kar birikintisi gibi göz alıcı bir şahsiyetti benim gözümde. Paylaşımlarla kurulan dostluğumuz, saatlerce süren dostluk kokan sohbetlerimiz dertlerimiz anılarımız gülüşlerimiz ve tesellilerimiz yerini çok sonra fark edebildiğim kaçamak bakışlara bırakır gibiydi. Bir türlü kabullenesim gelmiyordu dostane duyguların aksini. Ailem dahil

Toplam Sayfa: 91234»Son

Günün Hikayeleri

Hayatın Aşka Dair Sürprizleri

14 yaşında ilk aşık olmuştu.Birkaç ay sonra ayrılmak zorunda kalmıştık.Ben memleketime geri döndüm,o ise orada kalmıştı.Birkaç ay sonra ona bir mektup yazmıştım ve karşılığını almıştım.Tabi ki aşk bitmişti ama mektuplaşmak güzeldi.Aradan bir yıl

Bir aşk hikayesi

Dondurucu soğukta bir an önce evime varabilmek için hızla yürürken, ayağımın ucunda bir cüzdan gördüm.. Hemen aldım. Sahibini gösteren bir kimlik vardır diye acele acele açtım.. İçinde üç dolar ve sararıp kat yerleri yıpranmış eski bir zarftan başka birşey yoktu… Sol

Rastgele Hikayeleri

Mutlu Aşk Evliliğinin , Mutlu Öyküsü

Ben 32 yaşında evlilikte altı yılını doldurmuş bir kadınım. Eşim ile 1995'in Ekim'in de çalıştığım bir klinikte karşılaştım. Onu ilk defa merdivenlerden inerken gördüm. Gözlerimi ondan alamamıştım oda bana ısrarla bakmıştı. Oysa hiç beğeneceğim bir tip değildi.

Gizemli Ev

Ben annem ve babam köyümüze gitmek için hazırlandık arabaya bindik ve hemen yola koyulduk, köyümüz 2 saat uzaklıktaydı. Anneannemlere geldik. Lafı fazla uzatmayayım anneannemgilin karşısında eski bir ev vardı. Köydeki arkadaşlarım buraya ‘gizemli ev’ diyorlardı. O gün

İbadet Artarsa Rızık da Artar

Bir derviş. Evden ayrılışında hanımına işe gidiyorum diyerek ayrılır, ancak doğru tekkeye gider ibadet ederdi. Akşam eve döndüğünde Hanımı: - Yiyecek bir şeyimiz yok biliyorsun, elin boş mu döndün, dediğinde de - Çalıştığım zat öyle cömertki... Ondan para istemekden

Köşkte Bulunan Gizemli İnsanlar

Beni çok etkileyen, şaşırtan ve korkutan başımdan geçen bir olayı sizlerle paylaşmak istedim. Çocuktum. Uzun zaman buna anlam veremedim. Kafam çok karışmıştı. 9 yaşındaydım. Dün gibi hatırlıyorum. Yaz mevsimiydi, bahçelerde erik ağaçları meyvelerini vermiş, yeşil

Baba olmak

Bundan birkaç yıl öncesine kadar çocukları çok sevdiğimiz söylenemezdi. Eşimin ve benim bağımsızlığımıza çok düşkün olmamız, sürekli yeni yerler görmek ve gezmek arzumuz ve kariyer beklentilerimizde bebeğin bize ayak bağı olacağı düşüncesiyle çok uzun süre çocuk

Harward üniversitesinde yaşanan cinayet hikayesi

1849 yılının 23 Kasım gününe kadar, Bostonlular da, bütün diğer Amerikalılar gibi, altından başka bir şeyden bahsetmiyorlardı. Fakat o Cuma günü, Bostonlular, kendilerini daha yakından alakadar eden bir mesele buldular. Bostonlu Dr. George Parkman, güpegündüz ortalıktan

Acemi Bilgisayar Kullanıcısı

WordPerfect’in yardım hattında banda alınmış bir telefon konuşması. Bu konuşma sonrası helpdesk elemanı işinden kovuluyor. Kovulduktan sonra da şirketi kendisini “Gerekçesiz” işten çıkardığı için mahkemeye veriyor. İşte Telefon Konuşması : – Yardım hattı,

Hoşçakal Aşkım

Ben veda etmeyi pek beceremem. Duygularımı da pek açığa vuramam zaten, hele bu veda çok daha zor geliyor. Aslında hiç böyle bir son görüşmeye gerek yoktu. Ama insanın kanı durmuyor işte., ne varsa bu son anlarda.?Senden hatırlamanı bile istemiyorum., sadece temizliği ve saflığı

Yıkılamayan Tabular

Eğer aşkımız yasak bir aşk olmasaydı, tabuları yıkmak çok kolay olacaktı. Ama her iki tarafta evliyse bu gerçekten çok zor. Biz böyle olacağını bilmedik belki de...İkimizde evli aklı başında, aynı iş yerinde çalışan önceleri iki yabancı sonradan aşık olan insanlardık.

Popüler Yazarlar

admin

1984 Kayseri doğumluyum. Bilgisayar programcılığı bölümü mezunuyum. Web tasarım ve wordpress ile ilgileniyorum.

YuzukNET içerisinde 7 Kategoriye , 82 Yazı Yazıldı , 0 Yorum Yapıldı.

YuzukNET içerisinde , 4 Misafir Yazı Okuyor.

YuzukNET Copyright (R) Registed Allowed!


Sohbet | Hikaye | Rss | Sitemap


Aşk Hikayeleri | Dini Hikayeler | Gerçek Hikayeler | Komik Hikayeler